HERBALİST SELÇUK KAYA İLE TABİAT ECZANESİ HER PERŞEMBE 11:00-12:00 SAATLERİ ARASINDADIR
Kısırlığa Son!

Yenilikleri Bildir

E-Posta
Arama

Haftanın Bitkisi

ADAÇAYI
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.

eXTReMe Tracker
Aktif Ziyaretçi : 207
Sayaç : 2982757

English   Deutsch

    

Pratik Bilgiler

ADET DÜZENSİZLİĞİ  : Yıllık görülen adet kanaması sayısının azalması veya ileri durumlarda kadının hiç adet kanaması görmemesidir. Birçok nedenden kaynaklanabilir. Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışında aşağıdaki kürden de faydalanabilirsiniz:
Adet görmeden 1 hafta önce başlayarak 1 hafta boyunca günde 2 defa civanperçemi çayı  adet döneminin düzene girmesine yardımcı olacaktır.
ADET SANCILARI                          :Tıp dilinde Dysmenorrhoea denilen bu hal, özellikle adetin ilk gününde görülür.Bazı kişilerde ise bu ağrılar birkaç gün devam edebilir.Bu tür ağrılara çoğunlukla 18-24 yaşları arasında rastlanır.Aşağıdaki kür bu sancıların azalmasına yardımcı olacaktır:
Adet görmeden 1 hafta önce başlayarak 1 hafta boyunca günde 2 defa papatya çayı içmeniz adet sancılarının azalmasına yardımcı olur.
AFT                                                      : Tıp dilinde AS(Aftöz Stomatit) diye bilinen bu hastalık, özünde bir ağız içi iltihabıdır. Ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farinkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı halka ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir. Aşağıdaki reçeteden faydalanabilirsiniz:
2 ay boyunca Günde 2 defa dut pekmezi tüketmeniz ve 2 defa elma sirkesiyle gargara yapmanız aftların yok olmasına yardımcı olacaktır.
AĞIZ KOKUSU                 : Ağızdaki çirkin kokuya kısaca ağız kokusu veya halitosis denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur. Ancak ağız kokusu çok önemli hastalıkların işaretçisi de olabilir.
Ağız Kokusunun Sebepleri:
Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda,
Şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir),
Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir),
Karaciğer yetmezliği,
Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu),
Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır).Ağız kukusunun sebebi anlaşıldıktan sonra aşağıdaki kürü kullanabilirsiniz:
Günde 2 defa elma sirkesiyle gargara yaptığınızda ağız kokusu azalacaktır.
AKNELER                                         :Ergenlik döneminde yüz, omuz ,sırt ve karın kısmında görülür.Siyah noktalar, beyaz benekler, kırmızı veya mor benekler halindedirler.Sebebi; yağ bezelerinin tıkanmış olmasıdır.
Limon ile pudrayı karıştırıp krem haline getirdikten sonra aknenin üzerine masaj yaparak sürülür.
ALERJİ                                               :Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi ya da psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Alerjiler, vücudun bağışıklık sisteminin alerjik maddelere zararlılarmış gibi tepki göstermesinden kaynaklanır. Bağışıklık sistemi alerjik maddeler ile savaşan antikorlar üreterek bunu gerçekleştirir.Alerji ile ilgili detaylı bilgi için danışma hattımızdan bilgi alabilirsiniz.
ALT ISLATMA                 : Tıpta enuresis olarak adlandırılan alt ıslatma, çocukların kuru kalmaları gereken 4 yaşından  sonra gece veya gündüz idrar kaçırma problemidir. Alt ıslatmanın sebebi kesin bilinmemekle beraber; uyku ağırlığı, mesane küçüklüğü ve işeme sisteminde maturasyon gecikmesi gibi multifaktoryel nedenlere bağlı olduğu düşünülmektedir.   Alt ıslatma, büyük oranda kalıtsaldır ve erken tedavisi gerekir. Tedavideki gecikme ciddi psikososyal sorunlara yol açar.Alt ıslatma sorunu için kullanılacak olan kür aşağıda belirtilmiştir:
100 gr kişniş,100 gr ısırgan tohumu,1 kg pekmeze katılarak günde 2 defa tüketilmelidir.
ALZHEİMER                    : Bunama ya da demans, günlük yaşamın her zamanki gibi sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığıdır.Demans, beyin kabuğuna ilişkin üst düzey işlevlerin genel olarak bozulmasıdır. Bunlar, kişinin çevreyi farkındalığı ( bilinci ) bozulmaksızın, bellek, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneği, algı ve devinime ilişkin işlevler, koşullara uygun düşen toplumsal davranışın korunabilmesi ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma şeklinde sıralanabilir. Büyük çoğunlukla geri dönüşsüz ve ilerleyici bir durumdur. Bu hastalık için B vitamini kompleksi kullanılmalıdır.
ANEMİ(KANSIZLIK)     :Kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalması, yetmezliği sonucu ortaya çıkar. En önemli sebebi yeteri kadar beslenememektir.Ayrıca basur kanamaları, adet kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanser de görülür.Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik gibi belirtileri vardır.Medine hurması ve ıspanak  tüketilmelidir.
ASTIM(NEFES DARLIĞI)            : Astım, nefes borusunu, bir başka deyişle, hava yollarını – akciğerlere hava taşıyan küçük tüpleri – etkileyen bir durumdur. Astımlı biri, astımı tetikleyen bir şeyle temasa geçtiğinde, hava yollarının duvarları çevresindeki kas gerilerek hava yolu daralır. Hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye başlar. Genellikle sümük ya da balgam oluşur. Tüm bu tepkimeler hava yollarının daha daralıp tahriş olmasına neden olur ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar. Günde 2 defa zencefil çayı tüketilmelidir.
AŞIRI UYKU                                      :Tıp dilinde hipersomnia olarak bilinen bu durum aşırı uyku uyuma ve aşırı gündüz uyku gereksinimleri ile kendini gösterir. Uykusuzluk problemine göre daha az görülür. 2 ay boyunca günde 2 defa ginkgo biloba çayı tüketilmelidir.
AZOSPERM                                                      :Erkekte hiç sperm bulunmaması durumuna verilen isimdir. Azospermin günümüzde tedavisi mümkündür.Uzmanımıza danışılmalıdır.
BADEMCİK İLTİHABI                 :Bademcikler lenf düğümcükleridir. Ağzınızın gerisinde her iki yanda birer tanedir. Diğer görevlerinin yanında ağıza giren zararlı mikroorganizmaları filtre etmek de vardır. Fakat çok fazla bakteri girince direnemezler, iltihaplanır ve şişerler. Buna bademcik iltihabı (tonsilit) denir. Özellikle çocuklar arasında çok yaygındır.
Bademcik iltihabının belirtileri ;
- Boğaz ağrısı,
- Baş ağrısı,
- Ateş ve üşüme, titreme,
- Boğaz ve çenede ağrıyan bezler.
Adaçayı tüketilmelidir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİCİ           :Vücudumuz farklı enfeksiyon ve toksik ajanlarla savaşmak için bağışıklık sistemine sahiptir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi kendimizi iyi hissetmemizi, iyi görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağlar. Bizi enfeksiyonlardan, kanserden ve çevresel zararlardan korur, yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmeyi çabuklaştırır.

Bağışıklı sistemimizi zayıflatan faktörlerden kaçınmaya çalışmak örneğin bizi strese sokan faktörlerden olabildiğince uzakta kalmak, hayata ve olaylara pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmak, alkol ve sigara tüketiminden uzak kalmak, dengeli ve düzenli beslenmek, düzenli spor yapmak bağışıklık sistemimize verebileceğimiz destekler arasındadır. Ama zaman zaman bu destekler de yetersiz kalır ve dışardan bağışıklık sistemimizi güçlendirici yardımlar (takviyeler) da almak durumunda kalabiliriz Danışılmalıdır.
BALGAM                                           :Tıp dilinde Flegma denilen balgam kanlı,sümüksü ve cerahatli görünüşte bir maddedir.en çok görüleni ise sümüksü-cerahatli olanıdır ve bronşit’in işaretidir.tuzlu su ile gargara yapılmalıdır.
BEHÇET HASTALIĞI   :Behçet sendromu ya da Behçet hastalığı (BS), tekrarlayan oral (ağız) ve genital (cinsel organlar) ülserlerle, göz, deri, eklem, damar ve sinir sistemi tutulumuyla giden, nedeni bilinmeyen bir vaskülittir (damar İltihabı). Danışılmalıdır.
BEL FITIĞI                                      : Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Fıtıklaşan yani içerden dışarıya doğru taşan disk omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder. Danışılmalıdır.
BOYUN FITIĞI                 : Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak, omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. Hastada şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisine de bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır.2 ay boyunca günde 2 defa kediotu çayı tüketilmelidir.
BOY UZATMA                  : Boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasında olan gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir.Hergün 1 kase yoğurt ve 1 bardak süt tüketilmelidir.
BÖBREK KUMU,TAŞI   : Kum denen şey; bir araya gelirse taş olacak küçük kristallerin geçişidir. Taş hastaları da, taşları hiç olmayan insanlar da, belli miktarlarda kristal dökerler. Kristallerin geçişi yoğun miktardaysa, bazen bir taş düşürme ağrısı yapabilir.
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine neden olur. Bol miktarda limon tüketilmelidir.limon kumu dışarı atar çökelti ve taş  oluşumunu engeller
BÖBREK YETMEZLİĞİ              : Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde bozulma olur. günde 2 defa kiraz sapı ve maydanoz suyu tüketilmelidir.
BRONŞİT                                           : Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır.1 ay boyunca günde 3 defa ebe gümeci çayı içilmelidir.
ÇİKOLATA KİSTİ                          :Rahmin içini döşeyen endometrium adı verilen zar tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak  kistleşmesi sonucu oluşur. Kist içi çikolata kıvamında koyu kahverengi bir sıvı ile doludur ve bu nedenle çikolata kisti denir. Danışılmalıdır.
DAMAR SERTLİĞİ         : Vücuttaki kan damarlarının bir kısmının veya tamamının sertleşmesi sonucu, esnekliklerini kaybetmesine; halk arasında damar kireçlenmesi tıp dilinde ise Arterio Skleroz veya Atheremo denir. Nedeni, kan damarlarının iç kısımlardaki hücrelerin esnekliğini kaybedip, zayıflaması veya kandaki yağlı maddelerin birikinti yaparak, damarı darlaştırmasıdır Danışılmalıdır.
DAMAR TIKANIKLIĞI : Damar duvarlarında lipit plakların kısmi veya tam tıkanıklığa neden olmasına denir. Danışılmalıdır.
DEPRESYON                     :Çalışma gücünü azaltan, isteksizlik ve mutsuzluk şeklinde kendini gösteren bir rahatsızlıktır.günde 3 defa melisa çayı içilmelidir.
DİABET(ŞEKER)                             :Vücudun şekeri yakmasında ortaya çıkan bozukluğun sebep olduğu bir hastalıktır. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getiremezse kandaki fazla şeker karaciğer de depo edilir.günde 3 defa tarçın tüketilmelidir.
DİL ÇATLAĞI                  :Öncelikle dil üzerinde görülen çatlakların sebebini tespit etmek gerekir. Önemli olmayan dil çatlaklarında şu kürler uygulanabilir: günde 3 defa elma sirkesi ile gargara yapılmalıdır.
DİŞ SARARMASI                             :Yaş, sigara, çay ve kahve dişlerin sararmasının ve lekelenmesinin en yaygın nedenleridir. Dişler tuzla fırçalanmalıdır.
EGZAMA                                           : Egzama, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan ve deride kızarıklık, şişme, veziküller, kaşıntı gibi belirtilerle görülen daha çok psikosomatik nedenli deri hastalığı. Başlıca özelliği, kızarık deri üzerinde beliren kabarcıklardır. Akut, kronik, yaş ve kuru egzama gibi türleri vardır. Bol miktarda dut pekmezi tüketilmelidir.
EPİLEPSİ                                           : Epilepsi Beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin anormal bir elekro-kimyasal deşarj yapması sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluk-hastalıktır.. Beynin normalde çalışması ile ilgili elektriğin aşırı ve kontrolsüz yayılımı sonucu oluşur. Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur. Danışılmalıdır.
ERKEN BOŞALMA         :Erkeklerde sık görülen cinsel sorunların başında erken boşalma gelmektedir.Cinsel ilişki sırasında  erkeğin kontrolü dışında boşalmasına erken boşalma denir. Danışılmalıdır.
FARANJİT                                         :Tıp dilinde anjin adı verilen bu hastalığın nedenleri;nezle ve grip gibi ateşli hastalıklar,sinüzit,havadaki zararlı maddeler, alkol ve sigaradır.günde 3 defa elma sirkesi ile gargara yapılmalıdır.
FİBROZİT(ADALE ROMATİZMASI):Çoğunlukla soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına sebep olan bir çeşit romatizmadır. Korunmak için; terli çamaşırları en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.50 gr havlican 1 kilo pekmezle karıştırılır ve günde 3 kaşık tüketilir.

GASTRİT: Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, hızlı hızlı ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır.Acıbac adlı ürünümüz tavsiye edilir.
GEVŞEK PENİS                               : Erkeklik organının sertleşmemesi, sağlık durumunun bozukluğundan kaynaklanır. En önemli neden sinir bozukluğudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, şeker hastalığı, uyuşturucu madde alışkanlığı da diğer nedenler arasında sayılabilir. Tedavinin ilk şartı kötü alışkanlıkları bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve yeterince gıda almaktır.
GUATR                                : Boyun ön kısımda bulunan tiroid (kalkan) bezinin iltihap ve kanser dışındaki bir sebeple büyümesine guatr denir.GÜNDE 3 DEFA SU YOSUNU TÜKETİLMELİDİR.
GUT HASTALIĞI            : Gut metabolik bir eklem hastalığıdır. Damarda protein metabolizmasının son ürünlerinden biri olan ürik asit artışı ile karakterizedir. Artan ürik asit özellikle eklemlerde birikerek ağrı ve iltihaba yol açar. Kralların hastalığı ve hastalıkların kralı olarak da bilinir. Tüm romatizma türleri içerisinde en ağrılı olanıdır. Alkollü içecekler de gut hastalığı oluşumunda önemli bir etkendir. Hastalıkta eklem ağrıları görülür. Gut hastalarının protein ağırlıklı beslenmeleri krizi tetikleyebilir. GÜNDE 3 DEFA ISIRGAN ÇAYI İÇİLMELİDİR.
HEMOROİD                      : Tıpta hemoroid, halk arasında mayasıl da denir. Makat veya anüsteki varisleşen toplardamar yumağının şişmesidir.
Basur, makat bölgesindeki damarların genişlemesi yani varisidir. Basurun başlıca nedeni kabızlıktır ve genetik sebepler taşımaktadır. Basurlu hastaların bir çoğunda uzun süren kabızlık dönemi vardır. SELO ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
HEPATİT B                       :Hepatit B virüsü, halk arasında sarılık olarak bilinen Hepatite yani "karaciğer iltihaplanması"na neden olan bir virüstür. "HBV" olarak kısaltılmaktadır. HBV; 40-45 nm boyutlarında olan bir virüstür. Genetik materyali çift DNA içerir. Virüs oldukça bulaşıcıdır.
Türkiye'de HBV taşıyıcılığı %7-8 civarındadır. Her 12-13 kişiden biri bu virüsü taşımaktadır.
Bazı kişilerde HBV'ye karşı doğal bağışık yanıt mevcuttur. Bunun olup olmadığına kan testleriyle bakılmaktadır. Doğal bağışıklık olmayan kişilerde ise aşıyla koruma kesin olmamakla birlikte sağlanabilir. HERBOCARE VE LİVPLUS ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
HEPATİT C                       : Hepatit C, hepatit C virüsünün (HCV) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. Viral hepatite neden olan beş farklı virüsten (A, B, C, D ve E olarak tanımlanır) biri olan hepatit C, karaciğerde iltihaba neden olur. Enfekte kişinin kanı ya da cinsel ilişki yolu ile yayılır. Her yıl, HCV ile enfekte kişilerin % 85 inde kronik enfeksiyon geliştiği tahmin ediliyor; bununla birlikte, enfeksiyon bulunan birçok kişide belirti görülmez. Bazılarında ise bu enfeksiyon, siroza (karaciğer hücrelerinde hasar), karaciğer yetersizliğine ve olası karaciğer kanserine yol açabilir. Hepatit C, en sık görülen kanla bulaşan enfeksiyonlardan biridir ve karaciğer nakline yol açan nedenler arasında birinci sırada yer alır. Tüm dünyada yaklaşık 170 milyon kişi bu virüs ile enfektedir. Hastalığa yakalananlarda bazen 20 yıl boyunca belirti gözlenmediğinden, kişiler hastalıklarının farkına çok geç varırlar. Önümüzdeki on yılda bu hastalık nedeniyle ölenlerin ve karaciğer nakli için bekleyenlerin sayısında dramatik bir artış beklendiğinden, toplumda öncelikli bir sağlık sorunu durumuna gelme olasılığı yüksektir.KOLOSTRAMİN VE HERBOCARE ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.AYRICA İNKE DOĞUM YAPTIKTAN SONRAKİ İLK SÜTÜ TAVSİYE EDİLİR.
İDRAR YOLLARI İLTİHABI       : İdrar yolları ve üreme sisteminde en sik görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.CRANBERRY VE PROPOLİS ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
İNFERTİLİTE                  :Erkek veya kadının döl verememesi haline denir. Halk arasında kısırlık olarak bilinir  Sebeplerini erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir.Çocuk sahibi olamayan çiftlerin muayene olup, gerçek sebeplerini tespit ettirmeleri gerekir. Danışılmalıdır.

Mesanenin bu şekilde zorlanması uzun sürerse sonuçta mesane içeriğini tümüyle boşaltamaz hale gelir ve içerde artık idrar (rezidü idrar) kalmaya başlar bu da mesanenin fonksiyonel kapasitesini azaltır. METTO ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KARACİĞER YAĞLANMASI      :Karaciğer yağlanması; karaciğer hücrelerinde normalden fazla, hatta bazen aşırı derecede yağ toplanması nedeniyle meydana gelen tıbbi bir durumdur. Toplumdaki her 4-5 kişiden birinde karaciğer yağlanması görülmektedir. Kadın ve erkekte aynı sıklıkta görülür. Normal sağlıklı bir insanda karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ bulunabilir ve bu herhangi bir hastalığa neden olmaz. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, birtakım yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yol açar NİACİMED ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KALP YETMEZLİĞİ                     :Kalp yetmezliği kalbi etkileyen çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Kalp kasında meydana gelen rahatsızlıklar, kalbin kanı pompalama güçlüğü, kalp damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği (hipertansiyon), kalbin kapaklarında sorun olması, alkol kullanımı, kalp yetmezliğine neden olurlar. HOWTORN BERRY ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KOLOSTEROL                                :Kolesterol, yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol, beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.
Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.
Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar.
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması, hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda, kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. KOLORES ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KRONİK YORGUNLUK                :Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur. En kolay tedavi; ılık bir duş alıp, istirahat etmektir.Sabah akşam kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak çok faydalıdır.Bunun yanı sıra GİNSENG ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KRONİK KABIZLIK      : sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği,basur,fıtık boğulması kabızlığı doğuran sebepler arasında sayılabilir.Ayrıca günlerinin büyük bir kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaşlılarda da görülür.Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit etmek gerekir.LAXATİVE ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
KURDEŞEN                       :Tıp dilinde Ürtiker adı verilen kurdeşen bir çeşit alerjidir.Ciltte aniden başlayan ve birkaç saat kadar süren kaşıntılarla kendini gösterir.Ciltte görülen küçük kırmızı kabarcıklar bir süre sonra şişebilir.Bu belirtiler bazen çok kısa zamanda geçer bazen de uzun süre devam eder.Tedaviye başlamadan önce hastalığı doğuran sebebi bulmak gerekir. GÜNDE 3 DEFA MELİSA ÇAYI İÇİLMELİDİR.AYRICA STREX 5M ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
MENOPOZ                         : Menopoz, kadınlarda adet kanamalarının (menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi. Çoğu kadında menopoz 45 - 55 yaşları arasında başlar.[1] Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50'li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir. Menopozun kişide erken ya da geç başlaması, muhtemelen kalıtımsal olmakla birlikte, iyi beslenme ve sağlıklı bir yaşam menopozu geciktirebilir. Kadınların yüzde %8'inde menopoz 40 yaşından önce başlar. MENSO ADLI ÜRÜN TAVSİYE EDİLİR.
MİGREN                             : Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terleme ile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır. Migren; herhangi bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi belirli bir sebebi olmadan da görülebilir. Doktorun vereceği ilaçların yanı sıra aşağıdaki kür uygulanabilir GÜNDE 3 DEFA KEDİ OTU ÇAYI TÜKETİLMELİDİR.
MİDE TEMBELLİĞİ      :midenin besinleri gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit fazlalığı, mide kaslarının zayıflamış olması veya midenin hazım için gerekli olan salgıyı yapamamasıdır. YEMEKLERDE SONRA REZENE ÇAYI İÇİLMELİDİR.AYRICA ACIBAC ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
OSTEOPOROZ : Osteoporoz veya Kemik erimesi, kemik metabolizmasındaki bir bozukluk sonucunda kemikteki protein örgüsünün seyrelmesiyle iskelette ortaya çıkan ve kemiklerin çok kolay kırılabilmesine sebep olan bir hastalıktır. KALSİYUM, MAGNEZYUM VE D VİTAMİNİ TAVSİYE EDİLİR
ÖDEM                  : Ödem, vücutta sıvı birikmesidir ve yaygın karşılaşılan bir sorundur. Genellikle ciddi bir hastalığın belirtisidir. Belirtileri; göz kapaklarında, ellerde ve ayaklarda şişme olmasıdır.
Çok sayıda hastalık ödeme yol açar.
Böbrek hastalıkları
Karaciğer hastalıkları
Kalp hastalıkları
Hormonal hastalıklar
Damar tıkanmaları
Nedeni bilinmeyen (idiyopatik) ödem
Ödemi yok etmek için günde 3 defa maydanoz suyu içilmelidir.
PARKİNSON      : Parkinson hastalığı, beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığı. Genellikle orta yaş hastalığıdır
Hastalığın ana temel belirtileri titreme, sertlik ve hareketlerin yavaşlamasıdır.Öncelikle parkinsonun nedeni tam olarak bilinmeli ve daha sonra tedaviye başlanmalıdır. BVİTAMİNİ KOMPLEKSİ TAVSİYE EDİLİR.
RAŞİTİZM                         : Raşitizm, çoğunlukla D vitamini eksikliğine bağlı olan, genellikle 6 aylık-18 aylık çocuklarda görülen kemik hastalığıdır. Kemik oluşumunun tam olmaması nedeniyle tedavisi geciktirilmiş, ihmal edilmiş vakalarda uzun kemiklerde şekil bozukluğu meydana getirir. GÜNDE 1 KASE YOĞURT TÜKETİLMELİDİR.
REFLÜ : Mide asidinin, anormal bir şekilde yukarı doğru çıkarak yemek borusuna ve boğaza gelmesidir. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kaslar asit salgısının yukarı kaçmasına izin vermez. Ancak bazı hastalıklarda bu kaçış olabilir. Eğer bu asit kaçağı yemek borusuna kadar geliyorsa gastroösefagial reflü (GÖR), boğaza kadar geliyorsa laringofaringeal reflü (LFR) adı verilir. Reflü çok sık görülen bir durumdur. Bu bazen hastaların çok üzerinde durmaması bazen de doktorların bu hastalığı ön planda düşünmemesi nedeniyledir. ACIBAC ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
ROMATİZMA   :Genellikle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara denir. Romatizma ağrıları vücudun her yerinde görülebilir. Halk arasında yel de denir.Şişmanlık, hormon dengesizliği, karaciğer yetersizliği, beslenme dengesizliği, mide ve bağırsak bozuklukları,çürük dişler, sinüzit,bademcik iltihabı ve yaşlılık romatizmayı hazırlayan sebeplerin başında gelir.Ayrıca soğuk ve rutubet önemli rol oynar.
ROMATİZMA OLNA BÖLGEYE NANE YAĞI İLE MASAJ YAPILMALIDIR. AYRICA ARTROPAN ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
SAÇ DÖKÜLMESİ                           :Günde normal olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme ; yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. ZİNC ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
SAÇ KEPEKLENMESİ  :Kafatası derisi üzerinde meydana gelen gevşek pul şeklindeki kabuklara kepek denir.sebebi; derinin üst kısmında bulunan tabakanın ürettiği fazla parçalardır.Bunlar çoğunlukla saçlar tarandığı zaman dökülür.Tedavinin ilk şartı temizliktir.HAİRBAC ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
SAMAN NEZLESİ            : Ot veya bitki tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır. Tıp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür. Hastada şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve öksürük görülür. Tedavinin ilk şartı, çiçeklerin açtığı sıcak ve rüzgarlı günlerde kırlara gitmemek ve güneş gözlüğü kullanmaktır. GÜNDE 3 DEFA PAPATYA ÇAYI TÜKETİLMELİDİR.
SARILIK             :Safranın, kana karışıp bütün dokuları, hatta göz aklarını bile sarıya boyaması ile ortaya çıkan bir hastalık belirtisidir. ilk önce göz aklarında  ortaya çıkan sarı renk daha sonra yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara kadar yayılır.        İdrarın rengi sarı ile koyu kahverengi arasında değişir. Tedavinin ilk şartı istirahattir. Ayrıca aşağıdaki kür uygulanabilir: 100 GR ÇÖREK OTU,50 GR ÇAM SAKIZI 1 KİLO BAL İLE KARIŞTIRILIR GÜNDE 3 DEFA 1 KAŞIK TÜKETİLİR.
SİYATİK             : Üst bacağın arka kısmı ,arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca yayılan ağrıya denir.Ağrılar;yürürken, öksürürken ve gerinirken daha da artar.Halk arasında sinir romatizması da denir.Doktorun verdiği ilaçların yanı sıra SİYATİK OLAN BÖLGEYE NANE YAĞI İLE MASAJ YAPILIR.
SEDEF  : Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir. Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metotları vardır. Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir. Danışılmalıdır.
SELÜLİT            :  Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Kadınların korkulu rüyası olan ve bir güzellik kusuru olarak kabul edilen selülite karşı önlemler alınmalıdır. Aşağıdaki kür selülite karşı oldukça etkilidir:20 GR SUSAM YAĞI,20 GR ÇAM TEREBENTİN, 20 GR TATLI BADEM YAĞI KARIŞTIRILIR VE GÜNDE 2 DEFA MASAJ YAPILIR.
TANSİYON                         :Normal kan basıncı değerleri bireyden bireye değişkenlik göstermekle beraber, sırasıyla sistolik için en çok 130 mm Hg, diastolik için ise en çok 85 mm Hg olmalıdır. Bu değerler normal kan basıncı değerleri olarak kabul edilmektedir. Sınırda normal değerler ise sistolik kan basıncı için 130-139 mm Hg, diastolik kan basıncı için ise 85-89 mm Hg dır.Kan basıncının bu değerler altında olmasına hipotansiyon,yüksek olmasına da hipertansiyon denir.Hipertansiyon hipotansiyona göre daha tehlikelidir.Tansiyonun dengelenmesi için şu kürleri kullanabilirsiniz: TUZ TÜKETİLMEMELİDİR.GÜNDE 2 DİŞ SARIMSAK ÇİĞNENEREK TÜKETİLMELİDİR.AYRICA STREX 5M ADLI ÜRÜNÜMÜZ TAVSİYE EDİLİR.
UNUTKANLIK  :Herhangi bir hastalığa bağlı değildir.B VİTAMİNİ ALINMALIDIR.
UYKUSUZLUK :Tıp dilinde İnsomnia denilen uykusuzluğu doğuran sebepler çeşitlidir. Örneğin; yorgunluk, hazımsızlık, stres, ilaçlar, hastalıklar gibi sebepler uykusuzluğa sebep olur.Bu nedenle, uykusuzluğu doğuran sebebi bulmak gerekir.YATMADAN ÖNCE KEDİ OTU ÇAYI İÇİLMELİDİR.
VARİS                  :Toplardamarların genişlemesine ve şişmesine varis denir. Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan bacakların alt kısımlarında görülen varis, yalnızca estetik açıdan değil, sağlık açısından da önlem almayı gerektirir.VARİS OLAN BÖLGEYE SOĞUK SUYLA MASAJ YAPILMALIDIR.AYAKLAR HERGÜN 20 DK YUKARIDA TUTULMALIDIR.
VİTİLİGO           :Dış derinin renk kaybına uğramasıyla oluşan beyaz plaklarla seyreden bir deri hastalığıdır.Vitiligo'da bağışıklık sistemimiz yanlış programlanarak ciltte bulunan dost melanosit yani cilde renk veren hücreleri ortadan kaldırır. Hastalıklı bölgelerde cilde rengini veren melanositlerdeki rahatsızlık nedeniyle tüyler ve kıllarda da beyazlık görülür. Beyaz renge dönüşen bölgeler çeşitli büyüklüklerde olabilir. Kimi zaman görünmeyecek kadar küçük olan bu bölgeler, kimi zaman çok daha büyük boyutlara ulaşabilir ve hatta derinin büyük bir bölümünü etkilemiş olabilir. Sıklıkla vücudun yüz, dudak, boyun, göğüs, penis, diz, dirsek ve el ve kol bölgelerinde görülür. Hastalık sonucu oluşan bu beyaz bölgeler güneş sonucu oluşan ultraviyole ışınına karşı diğer bölgelerden daha hassas olurlar. Hastalıklı kişilerde güneş yanıklarından, veya alınabilecek herhangi bir darbelerden sonra yeni vitiligo bölgeleri oluşabilir. Vitiligo hastalığı birçok hastalıklarla (tiroid, kansızlık vs.) beraber aynı anda kişilerde görülebilinir.
Genel anlamda vitiligo iyileşen ve geçen bir hastalıktır. Yalnız hasta düzenli olarak tedavi şartlarına uymalıdır. Bazı dermatologlar Güneşin en yoğun saatlerinde dışarı çıkmamayı öneriyor. Bazıları ise çeşitli kremle vücudun sorunlu olan bölgelerine sürülüp yeteri süreyle güneşe maruz bırakılması gerektiğini savunuyor. Böylelikle güneş renk melanosit hücrelerini tekikleyecek ve pigment oluşumunu sağlayacaktır. Dermatoloğunuz vitiligonuzun yaygınlığına ve sürecine göre sizin için uygun tedaviyi planlayacaktır Danışılmalıdır.
. ZONA HASTALIĞI                       :virüslerin neden olduğu bir deri hastalığıdır. Halk dilinde 'zona', 'kuşak hastalığı' veya 'gece yanığı' olarak bilinen Herpes Zoster, su çiçeği hastalığı geçiren, ergen yaş sonrası, (genellikle 60 yaş üzeri kişilerde görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir. En çok vücudun göğüs ve sırt bölgesinde, ardından sırayla boyun, yüz ve kafa, bel ve karın, kalça ve kasıklarda görülür. Genellikle ağrı kesiciler ve sıvı pansumanlar hastayı rahatlatmak amacıyla kullanılır. Sıvı pansumanlar kabarcıkların hızlı kurumasını sağlar. İlk 72 saat içinde sistemik antiviral ilaçlar kullanılmasıyla, döküntü ve ağrı süresi kısalır. Bunun dışında B1 - B6 vitaminleri, antiinflamatuarlar, kaşıntıya karşı antihistaminler, dıştan da antiseptik anestezik krem ve solüsyonlar kullanılmaktadır. Gözle ilgili zonada göz kremleri uygulanır. Danışılmalıdır.


Not: Hekim önerilerini ihmal etmeyiniz. Bu sitede yayınlanmakta olan konular bilgi amaçlıdır.