HERBALİST SELÇUK KAYA İLE TABİAT ECZANESİ HER PERŞEMBE 11:00-12:00 SAATLERİ ARASINDADIR
Kısırlığa Son!

Yenilikleri Bildir

E-Posta
Arama

Haftanın Bitkisi

ADAÇAYI
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.

eXTReMe Tracker
Aktif Ziyaretçi : 186
Sayaç : 2987879

English   Deutsch

    

Yeşil Reçete

ALZHEİMER

Araştırmacılar yaptıkları çalışmalar sonucunda höperzinin, beynin idrak ve muhakeme yeteneği üzerinde anahtar rol oynayan bir beyin kimyasalı (nöro iletici) olan asetilkolinin bozulmasını engellediğini ortaya çıkardılar.Alzheimer hastaları arasında asetilkolin eksikliği sık rastlanan bir durum olmakla birlikte, bu eksikliğin nedeni mi sonucu mu olduğu hala tartışma konusudur.Görünen o ki , beyindeki asetil kolini artıran herhangi bir şey,bunlara bitkilerde dahil, bu hastalıkla başa çıkabilmek için şu an ki en doğru yaklaşımdır.

Alzheimer’e Karşı Bitkisel Çözüm

Horsebalm (monarda)

İçeriğinde, Avusturyalı bilim adamları tarafından beyindeki asetilkolini koruduğu keşfedilen karvakrol adlı bileşeni barındıran horsebalm, aynı zamanda yine beyindeki asetilkolinin zayıflamasını önleyen timol bakımından da zengindir.Horsebalmın içerdiği bazı bileşenler,görünüşe göre kan-beyin bariyerini aşabilmektedirler.Kan-beyin bariyeri normalde zararlı maddelerin kan yoluyla beyin dokularına ulaşmasını önleyen bir korunma sistemidir.Bu sistemin kimi zaman gereğinden fazla iyi çalışması nedeniyle , yararlı maddelerin de beyne ulaşması engellenebilmektedir.

 

Ginkgo biloba

Avrupa da yapılan yüzlerce araştırma,  hafıza kaybı ve kan dolaşımı yetersizliği gibi yaşlılığa bağlı birçok sağlık sorununda, standardize edilmiş ginkgo özütünün faydalarını onaylamıştır.Alzheimer tedavisinde de ginkgo biloba özütünden faydalanılabilir.

ADET DÜZENSİZLİĞİ

Adet düzensizliği vücutta ters giden bir şeylere delalettir.Bunun nedeni gerilim ya da hormonal dengesizlikten tutun da, bunlardan çok daha ciddi problemler kadar her şey olabilir ve kimi zaman da sorunu belirlemek zaman alır.Sorun belirlendikten sonra bitkilerden faydalanılarak destekleyici bir tedavi uygulanabilir.

Adet Düzensizliğine Karşı Bitkisel Çözüm

 

Chasteberry (Vitex agnus castus – hayıt meyvesi )

Yapılan bir araştırmada, düzensiz adet gören 20 kadına her gün 40 damla vitex özütü verilmiş ve kadınlar 6 ay süreyle gözlenmişlerdi.Araştırmayı 15 kadın tamamlamış ve bunlardan 10 tanesinin adet dönemi akıntısı normal düzene dönmştü.Adet düzensizliği çoğu kez prolaktin hormonunun yüksek kan seviyelerine eşlik eder ve bu hormonun seviyesini düşüren ilaçlar genellikle adet dönemlerinin düzene girmesini sağlar.Chasteberry de bu ilaçlar gibi etki gösterir.Almanya’daki en ünlü adet düzenleyici preperat, chasteberry meyvelerinden elde edilen ve içinde kırlangıç otu, siyah koho rüzgar çiçeği de bulunan bir tentürdür.

 

GÖĞÜS ANJİNİ

Angina, teknik adıyla angina pektoris, hafif olduğu kadar son derece şiddetli de seyredebilen göğüs ağrılarına neden olan bir kalp rahatsızlığıdır.Stabil anginada ağrılar birtakım fiziksel aktiviteler sonunda gelişirken, stabil olmayan angina da ise kişi istirahat halindeyken ortaya çıkar.
Anginaya, plak denilen kolesterol zengini tortuların koroner arterlerin çeperlerini kaplayarak  damarları daraltmasıyla meydana gelen damar tıkanıklığı neden olur.Damar tıkanıklığı kalbe giden kanın azalmasına yardımcı olur ve bu yüzden kalbe giden oksijen miktarındaki  azalma angina ağrılarını tetikler.

Angina’ya Bitkisel Çözüm

 

ZENCEFİL  ( ZİNGİBER OFFİCİNALE )

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki;zencefil yüksek kolesterolün neden olduğu bazı hasarlara karşı kan damarlarına bir koruma sağlayan güçlü bir antioksidan.Zencefil aynı zamanda kalp kaslarını oluşturan dokuları da güçlendiriyor.

 

ARTRİT

Artrit’in literatürdeki anlamı eklem iltihabı’dır.Artrit Vakfı’nın verilerine göre eklem iltihabı ve eklem ağrılarına nezleden tutun da bazı kanser türlerine kadar 100 den fazla hastalık neden oluyor fakat insanlar artrit dedikleri zaman aslında genellikle osteoartritten söz ederler.
Dejeneratif eklem rahatsızlığı olarak da bilinen osteoartrit en çok görülen artrit türüdür.Kalça eklemleri, dizler, omurga ile el ve ayaklardaki ince eklemler bu hastalığın en çok görüldüğü bölgelerdir.
Artritin en çok rastlanan bir diğer türü de romatoid artrittir (RA).RA genellikle ellerde görülür ve diğer eklemlere kolayca sıçrayabilir.Eklemlerde yanma, ağrı ve sertleşmeyle birlikte yorgunluk, iştahsızlık, adalelerde sertleşme gibi semptomlar görülebilir.

 

Artrit’e bitkisel çözüm

SÖĞÜT (SALİX) , SARIMSAK (ALLİUM SATİVUM ) VE MEYAN KÖKÜ (GLYCYRRHİZA GLABRA )

Söğüt kabuğu özgün bir bitkisel aspirindir.İçerdiği salisin adlı kimyasalı,ilaç fabrikaları ağrı kesicilerde kullanarak artrit hastalarının kullanımına sunmuştur.
Söğüt kabuğundan yapılan çayın, tıpkı aspirin gibi ağrı kesici ve antiinflamatuar  etkileri vardır fakat aspirin tabletinin içerdiği tahriş edici maddeler, kabuktan çaya geçtiğinde seyreldiği için mide rahatsızlığı çekme,ülser olma ya da aşırı doz alma riskiniz çayda, aspirin tabletlerine nazaran çok daha azdır.Herşeye rağmen söğüt kebuğu da midenizi rahatsız edebilir.Bu yüzden çayın tarifine sarımsak ve meyan kökünü de ilave ediyoruz.üç ölçü kadar kurutulmuş söğüt kökü, iki ölçü kurutulmuş meyan kökü ve bir ölçü  de doğranmış sarımsak.Tüm malzemeyi karıştırdıktan sonra karışımın üzerine kaynar su dökün ve 15 dakika kadar demlenmeye bırakın.

ASTIM

Astım, göğüste hırıltı, öksürük, göğüste sıkışma, solunum yetmezliği ve sık sık da, soluk alamama hissinin getirdiği aşırı derecede anksieteye yol açan kronik bir solunum rahatsızlığıdır.Astım  semptomlarına bronşiyal spazmlar, bronşların aniden daralmalarına neden olur.
Alerjiler tarafından da tetiklenebilen bronşiyal spazmların nedeni olan histamin, ki alerjik semptomların ortaya çıkmasının en büyük sorumlusu da bu kimyasaldır, görünüşe göre astım krizlerinin başlamasında da önemli rol oynamaktadır.Fakat histaminin yanında astım krizini tetikleyen başka nedenler de vardır.Bunlar; ağır fiziksel egzersizler, sigara kullanımı, solunum yolu enfeksiyonları, endüstride kullanılan kimyasallar, aspirin, dahili kirlilik ve birçok yiyeceğe eklenen sülfitlerdir.

 

ASTIMA BİTKİSEL ÇÖZÜM

DENİZ ÜZÜMÜ (Ephedra sinica )

Birçok botanist deniz üzümünün dünyanın en eski ilacı olduğunu söyler.Çinliler bu bitkiyi binlerce yıldan bu yana astım ve diğer solunum hastalıklarının tedavisinde kullanmaktadırlar.
Bilim insanları deniz üzümünün  aktif bileşenleri olan efedrin ve südoefedrini 1887 yılında ayırmayı başarmışlardır.Fakat Amerikalı doktorlar bu maddeleri 1. Dünya Savaşının sonuna kadar reçetelerine yazmamışlardır.Doktorlar bu kimyasalların bronkodilatör, nazal dekonjestan ve merkezi sinir sistemini uyarıcı özelliklerini, ancak o dönemde anlamaya başlamışlardır.Südoefedrin o zamanlardan beri reçetesiz dekonjestan ilaç olarak satılmaktadır.

BEL VE SIRT AĞRILARI

Doktorlar sırt ağrılarına önceleri  istirahat, uzun süren ilaç tedavileri ve ameliyatla iyileştiriyorlardı.Şimdilerde ise genellikle kısa süreli ilaç tedavisi, egzersiz ve giderek daha çok masajla tedavi, yoga ya da daha önceden burun kıvrılan diğer alternatif tedavi yöntemlerini öneriyorlar.

BEL VE SIRT AĞRILARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

SÖĞÜT (SALİX ) VE DOĞAL ASPİRİNİN DİĞER FORMLARI

Aspirin aslen salisilat olarak bilinen ve söğüt kabuğu, wintergreen ve su rezenesinde doğal olarak bulunan bileşiklerden elde edilir.Bu bitkilerin her biriyle son derece etkili ağrı kesici çaylar hazırlayabilirsiniz.
Yüksek oranda metil-salisilat içeren wintergeen yağı, harici olarak kullanıldığında da ağrı kesici işlevi görür.Ağrıyan bölgeyi bu yağ ile masaj yapmanız yeterli olacaktır.

AĞIZ KOKUSU

Ağız kokusuna genellikle ağızda yerleşmiş olan bakteriler neden olur.Bu bakteriler kötü kokulu atıklar üretir.Oksijen bakımından zengin olan tükürüğümüz, gün boyunca bir ağız yıkama sıvısı gibi iş görerek bakterilerin büyük bir kısmını izole eder fakat gece olduğunda tükürük salgılanması azalır ve ağzımızın kimyasal ortamı asidik yapıdan, bakterilerin neden olduğu kokunun daha da artmasına neden olan alkalin içeren bir yapıya döner.Bitkisel ağız yıkama sıvıları da en az satılanlar kadar, hatta onlardan daha da etkilidir.

AĞIZ KOKUSUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM

NANE( Mentha piperita )

Ağız kokusu için en çok önerilen şey nane çayıdır.Aromatik nane yağı güçlü bir antiseptiktir, aynı zamanda da toksik bir maddedir ve bu yüzden kesinlikle yutulmamalıdır.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saç dökülmesi çoğunlukla genetiktir ve önceden tahmin etmek pek mümkün değildir.Kimi zaman bir ailenin tüm erkekleri kel olabilirken, kimi zamanda yalnızca birkaç tanesinde görülür.35-40 yaş civarındaki her üç erkekten ikisi gözle görülür derecede keldir.

SAÇ DÖKÜLMESİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM

AT KUYRUĞU (Equisetum arvense )

Uzmanlara göre selenyum ve silikon mineralleri kafa derisindeki kan dolaşımını artırır ve bunun sonucu olarak saçların korunmasına yardımcı olurlar.Bu minerallerin her ikisi de at kuyruğu bitkisinde bol miktarda mevcuttur.

İDRAR YOLU İLTİHAPLARI

Sistik ve boşaltın sistemi enfeksiyonları olarak da bilinen idrar yolu enfeksiyonları, idrar yaparken ağrıya ve sidik torbasının tam olarak boşalmamış hissine neden olan bir bakteriyel enfeksiyondur.İdrar yolu iltihaplarının yaklaşık ½80’ine sindirim sisteminde yaşayan Escherichia coli adlı bakteri neden olur.

İDRAR YOLU İLTİHABINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

EKİNEZYA

Huni çiçeği olarak da bilinen ekinezya,güçlü bir bağışıklık sistemi desteğidir.Antibiyotiklerle birlikte ekinezya kullanmak idrar yolu iltihaplarında son derece yararlı bir tedavi yöntemidir.

TER KOKUSU

Beden kokumuzun neredeyse tamamı koltuk altımızda bulunan apokrin ter bezlerinden kaynaklanır.Erkeklerin apokrin bezleri kadınlara oranla hem daha büyük hem de daha çoktur.Bu yüzden beden kokuları daha yoğundur.

TER KOKUSUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM

SİRKE

Piyasadaki deodorantlar yerine elma sirkesi kullanmanızı öneriyoruz.Çünkü sirke güçlü bir antiseptiktir.

EMZİRME SORUNLARI

Karşılaştırılma yapıldığında anne sütü bebek ve anne arasındaki bağı güçlendirdiği gibi, anne sütünün sindirimi çok daha kolaydır, kabızlığa neden olmaz ve bebeği birçok alerji ve enfeksiyon hastalığından korur.

EMZİRME SORUNLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

REZENE ( Foeniculum vulgare )

Rezene yüzyıllardır süt artırıcı olarak kullanılır.rezene çayını günde 2 defa kullanabilirsiniz ancak yağını kesinlikle kullanmayı. Rezene yağı hamile kadınlarda düşüklere neden olabilmektedir.

BRONŞİT

Bronşitin olası birkaç nedeni vardır.Bu nedenler bakteriyel ya da viral olabileceği gibi, sigara kullanımı ya da bazı kimyasal maddelere maruz kalmaktan kaynaklanan kronik tahribatlar da olabilir.

BRONŞİTE BİTKİSEL ÇÖZÜM

OKALİPTUS ( Eucalyptus globulus )

Okaliptus son derece etkili bir balgam söktürücüdür.Okaliptus yaprakları ile yapılmış bir bitki çayı oldukça etkilidir.

HATMİ ÇİÇEĞİ (Althaea officinalis )

Hatmigiller ailesi güçlü solunum yolu yumuşatıcılarıdır.Hatmi çiçeği ise özellikle etkilidir, çünkü bitkinin sakinleştirici kökleri aynı zamanda anti inflamatuar etkiye de sahiptir.Tüm bunlar bu bitkinin bronşit, soğuk algınlığı,öksürük ve boğaz ağrılarının tedavisinde yüzyıllardan bu yana neden kullanıldığını açıklıyor.

C VİTAMİNİ İÇEREN BİTKİLER
Yapılan araştırmalar, bronşit hastalığı nedeniyle hastanede yatan hastalardan c vitamini takviyesi verilenlerin çok hızlı bir şekilde iyileştiklerini göstermiştir.

AĞIZ İÇİ ÜLSERLERİ

Ağız içi ülserleri dudakların iç kısmında ya da ağzın içinde oluşan ağrılı, krater gibi çukurlardı. Doktorların ağız içi ülserlerinde önerebilecekleri çok fazla bir şey yoktur.En çok verdikleri ağrı kesici, antibiyotikler ve kortikosteroitlere dayanan ilaç tedavisidir fakat bu ilaçların hiçbirisi çok fazla etkili değildir

AĞIZ İÇİ ÜLSERLERİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM

ALTINMÜHÜR (Hydrastis canadensis )

Bu bitki Amerikan akaızılderilililerinin her türlü yaraları tedavi ettikleri en gözde bitkiydi.Bilim adamları bu bitkiyi incelediklerinde Kızılderililer için neden bu kadar önemli olduğunu anladılar.
Ağız içi ülserleri için bir bardak kaynar suya iki çay kaşığı kurutulmuş altınmühür karıştırın ve demlenmeye bırakın.Elde ettiğiniz suyla günde üç ya da dört kez ağzınızı çalkalayın.

KATARAKT

Katarakt gözün normalde berrak olan göz merceğinin sütümsü bir tabakayla kaplanmasıdır.Dünya nüfusunun yaklaşık % 20’si katarakt hastasıdır.Yapılan bazı araştırmalar, C ve E vitaminleri yönünden zengin beslenme rejimlerinin kataraktı önlediğini göstermiştir.

Katarakta bitkisel çözüm

YABAN MERSİNİ (Vaccinium myrtillus )

Günümüzde yapılan araştırmalar, mu meyvenin anthokyanositler olarak bilinen ve görme hassasiyetinde gerçekten önemli bir rol oynayan bileşikler içerdiğini göstermiştir.Günde 80 ile 160 mg arasında yaban mersini özütü almanızı öneriyoruz.

NEZLE VE GRİP
Soğuk algınlığı, 200 farklı virüsün neden olduğu bir üst solunum yolları iltihabıdır.Bağşıklık sisteminin viral enfeksiyonla savaşımı sırasında ortaya boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, göz sulanması, öksürük ve kimi zamanda yüksek ateş gibi semptomlar çıkar.Eğer soğuk algınlığınız düşündüğünüzden daha uzun sürüyorsa, bağışıklık sisteminizin yardıma ihtiyacı var demektir.

NEZLE VE GRİBE KARŞI BİTKİSEL ÇÖZÜM

EKİNEZYA (Echinacea )

Ekinezya kökü özütü grip, herpes  ve diğer virüslere karşı antiviral etkiye sahiptir.Gripli 180 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, bir bilim insanı 900 miligramlık bir ekinezya özütünün, semptomlarda gözle görülür bir azalma sağladığını keşfetmiştir.

TURUNÇGİLLER VE C VİTAMİNİ İÇEREN DİĞER GIDALAR

Nezle ve soğuk algınlığı  semptomlarını hafifletmek için, birçok doktor ve herbalist günde dört kez 500 mg. C vitamini alınmasını öneriyor.Wisconsin Üniversitesi Solunum Virüsleri Araştırma laboratuarında görev yapan salgın hastalıklar uzmanı Dr. Elliot Dick’in yaptığı bazı araştırmalar, bunun son derece   yararlı olduğunu ortaya koymuştur.

KABIZLIK

Eğer kabızlık çekiyorsanız, ilk yapmanız gereken beslenme rejimini değiştirip, her gün beş meyve, beş sebze yemeye başlamalısınız.Çaydan da mutlaka sakınmalısınız.Çay, tanen bakımından zengin bir bitkidir ve tanen de ishal tedavisi için önerile maddelerden bir tanesidir.

KABIZLIĞA KARŞI BİTKİSEL ÇÖZÜM

KARNIYARIK OTU (Plantago Ovata )

Karnıyarık otunun küçücük tohumları, bağırsak sıvılarının büyük bölümünü emen mucilage adlı bir lif içerir.Bu sayede tohumlar şişer ve dışkının hacmini artırırlar.Hacmi gittikçe artan dışkı bağırsak duvarına basınç yapmaya başlar.Bu durum da anüs kasının büzülmesini tetikler ve “çok sıkıştım” dediğimiz durumu yaşamaya başlarız.Bu bitkiyi bol su ile tüketmelisiniz.Ayrıca alerjiniz varsa dikkatli kullanmalısınız herhangi bir belirti ortaya çıktığında bitkiyi kullanmayı bırakmalısınız.

NASIRLAR

Nasırlarla başa çıkmanın en iyi yolu, en başta oluşmasına izin vermemektir.Nasırlar neredeyse her zaman parmakların birbiri üzerine kenetlenerek cildi tahriş etmesine neden olan daracık ayakkabılar yüzünden ortaya çıkar.Bu nedenle ayakkabı seçiminde titiz olmalıyız.

NASIRLARA BİTKİSEL ÇÖZÜM

İNCİR (Ficus carica ) VE ANANAS (ananas comosus)

Hz.Süleyman’ın her yanında çıbanlar çıkınca, doktorları çıbanlarının üzerine incir koyarak tedavi etmişler.İncir, bünyesinde protein parçalayıcı enzimler barındırır.Bu enzimler nasırlar da dahil olmak üzere, istenmeyen deri oluşumlarını önlemeye yardımcı olur.
Taze bir inciri açın ve içi nasırın üzerine gelecek şekilde bantlayarak gece boyu bırakın.Bu işlemi kare şeklinde kestiğiniz bir ananas kabuğunu, iç kısmı nasırın üzerine gelecek şekilde bantlayarakta yapabilirsiniz.Ertesi sabah incir ya da ananası çıkarın ve ayağınızı sıcak su dolu bir kaba daldırın.Aradan bir saat ya da daha uzun bir zaman geçtikten sonra nasırı çıkarmayı deneyin. Ne kadar kolay çıktığına inanamayacaksınız.Nasırın çıktığı yeri öylece bırakmayıp bir topuk taşıyla da hafifçe ovmalısınız.

 

ÖKSÜRÜK

Kışın solunum yolları hastalıklarına yakalananların yarısında öksürük ve öksürüğe bağlı diğer semptomlar görülmektedir.Neden ne olursa olsun öksürükler birbirine çok benzer.Unutmayın eğer öksürüyorsanız vücudunuz size bazı mesajlar veriyor demektir.

ÖKSÜRÜĞE BİTKİSEL ÇÖZÜM

ÖKSÜRÜKOTU( Tussilago farfara)
Öksürükotu da antik çağlardan beri kullanılmakta olan bitkisel öksürük ilaçlarından biridir.
Herbalist Christopher Hobbs, öksürük için dört ölçü sinirotu, dört ölçü öksürük otu, bir ölçü meyan kökü, bir ölçü hatmi ve iki ölçü kekiğe çok az bir miktar da ekinezya ile yapacağınız çayı öneriyor.

DEPRESYON

Keder hali,büyük bir savunmasızlık ve umutsuzluk hissi, konsantrasyon eksikliği, dengesiz beslenme,uyku düzensizliği ve normalde zevk aldığı şeylerden hoşlanmama  klasik depresyon sendromlarıdır.

DEPRESYONA BİTKİSEL ÇÖZÜM
SARI KANTARON ( Hypercium perforatum )
Yapılan klinik araştırmalar, bu bitkinin içeriğindeki aktif bileşiklerden yalnızca bir tanesi olan hipersinin depresyon ve değersizlik hissi gibi durumların tedavisinde çok önemli ilerlemeler sağladığını ortaya koymuştur.Ayrıca hipersinin yan etkisi yok denecek kadar azdır.
Yapılan çeşitli araştırmalar, sarı kantaronun ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini de tedavi ettiğini  göstermiştir.

GİNKGO (Ginkgo biloba )

Yapılan araştırmalarda ginkgonun depresyon hastaları üzerinde yararlı olduğu görülmüştür.Avrupalı bilim adamları yaptıkları bir çalışmada beyne kan akışında sorun olan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen çok yaşlı insanlardan oluşan 40 kişilik bir araştırma grubu oluşturmuşlardı.Araştırmacılar deneklere günde 80 mg. Ginkgo özütü veriyorlardı.Gruptakilerin depresyon sorunları ve zihinsel yetilerinde büyük bir düzelme kaydedilmiştir.

DİYABET
Diyabet bütün vücudu dolaşan küçük kan damarlarında daralmaya neden olur.Yani kan şekeri seviyesi ne kadar yüksekse, çok sayıda küçük kan damarlarında daralma var demektir.Durum böyle olunca da, kan damarları daha az kanı vücutta dolaştırır ve bunun sonucunda da kan dolaşımı zayıflar.Kan dolaşımının yetersiz olması nedeniyle böbrek hastalıkları, yaraların geç iyileşmesi ve ayak ve göz problemleri gibi komplikasyonlar oluşur.

DİYABETE BİTKİSEL ÇÖZÜM

DEFNE (Laurus nobilis )
Amerikan  Tarım Bakanlığından eski bir meslektaşım, Dr.Richard Anderson, yarım çay kaşığı gibi çok az miktarlarda kullanılması halinde dahi, defne yaprağının vücudun insülini çok daha verimli kullanmasına yardımcı olduğunu göstermiştir.Labaratuvar hayvanları ile yapılan deneylerde defne yaprağının kan şekerini düşürdüğü görülmüştür.

GURMAR (Gynema sylvestre )
Hindistan diyabet tedavisinde kullanılan başlıca bitkidir.Bu bitkinin çayının vücutta insülin üretimini hızlandırdığı sanılmaktadır.Aynı zamanda pankreastakiinsülin üretici hücreler olan Langerhan adacıklarını da çoğalttığına dair ilgi çekici kanıtlar vardır.

DİYARE (İSHAL)

İshalin nedeni birçok ciddi hastalık olabilir.Virüsler ya da bakterilerin neden olduğu bulaşıcı ishal, hala üçüncü dünya ülkelerindeki çocuk ölümleri nedenlerinin ilk sırasındaki yerini korumaktadır.
İshalde en önemli olan şey bol miktarda sıvı almaktır, birçok kişi bunun tam tersini yapar ve eğer su içmezse ishalin kesileceği gibi yanlış bir inançla su içmez.İshalde en büyük risk vücudun su kaybetmesidir.Bu nedenle hastalık süresince vücudun sıvı kaybını önlemek için bolca su ya da buzlu çay için.

İSHALE BİTKİSEL ÇÖZÜM

HAVUÇ (Daucus carota )

Pişmiş havuç sindirim sistemini rahatlatıp ishali kontrol altına aldığı gibi vücudun hastalık süresince kaybettiği besin maddelerini de yerine koyuyor.

BAŞ DÖNMESİ
Eğer kronik baş dönmesi şikayetiniz varsa mutlaka bir uzmana danışmalısınız.Eğer ataklar uzun sürüyor ya da sık sık tekrarlanıyorsa, bu bir iç kulak iltihabı, kardiyak aritmi, yüksek tansiyon ya da başka ciddi bir sorunun belirtisi olabilir.

BAŞ DÖNMESİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM
GİNKGO (Ginkgo biloba )
Günde 60 ile 240 gram ginkgo kullanılması baş dönmesi sorununa yardımcı olacaktır.Ancak aşırı kullanılmamalıdır.Aşırı kullanılması durumunda diyare, sinirlilik ve huzursuzluk gibi durumlar ortaya çıkabilir.

ENDOMETRİYOZ

Endometriyoz, rahim cidarındaki dokulara benzer dokuların rahim dışında, alt karın boşluğunun değişik yerlerinde oluşmasıdır.Bu dokular adet dönemlerindeki kanamalarla birleşerek şişer ve kanar.Endometriyoz sancılara, baş ağrılarına, şiddetli adet kanamalarına ve kimi durumlarda kısırlığa neden olabilir.

ENDOMETRİYOZA BİTKİSEL ÇÖZÜM

SOYA FASÜLYESİ (Glycine max )
Birçok uzman soya fasülyesinin, endometriyoz ve meme kanseri gibi östrojen bağlantılı diğer hastalıkların tedavisinde,soya ürünlerinin yararlı olduğu konusunda hemfikir.Soya fasülyesinin içeriğinde, genistein ve daidzein adlı östrojen benzeri iki bitkisel bileşik barındırmaktadır.Bu fito östrojenlerin her ikisi de, östrojenin kanda dolaşan zararlı formlarının vücuda fazla miktarlarda alınmasını engeller.

EREKSİYON SORUNLARI

Doktorlar ve psikologlar kısa bir süre öncesine kadar ereksiyon güçlüğü vakalarının %90’ının psikolojik olduğuna ve ereksiyon zorluğu çeken erkeklerin tek ihtiyacının kendilerini gereğince uyaracak bir partner olduğuna inanıyorlardı.Şimdi ise uzmanlar birçok ereksiyon güçlüğü vakasının altında damar tıkanıklığı, alkol ya da uyuşturucu kullanımı, diyabet,uykusuzluk, sigara ya da prostat ameliyatı gibi fiziksel nedenler yattığı konusunda fikir birliği içindeler.

EREKSİYON SORUNLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

GİNKGO (GİNKGO BİLOBA )

Ginkgonun en önemli özelliği, beyne giden kan akışını artırmasıdır.Görünüşe göre aynı zamanda penise giden kan akışını da artırıyor ve böylece ereksiyonu da güçlendiriyor.Yapılan bazı araştırmalarda doktorlar günde 60 ile 240 mg standart ginkgo özütü verdikleri hastalarda oldukça iyi sonuçlar elde etmişlerdir.

YOHİMBE (Pausinystalia yohimbe )
Yapılan bir araştırmada ereksiyon çeken 100 erkekte yohimbe bitkisi kullanılmış ve 40 kişi de ereksiyon probleminin ortadan kalktığı görülmüştür.Yohimbe şu an birçok ilaç firması tarafından da tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

ATEŞ

Dünyada olağanüstü sayılarda ateş düşürmekte kullanılan bitki vardır.Sadece Endonezya da 256 çeşit bitki halk tarafından ateş düşürücü olarak kullanılmaktadır.

 

ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ BİTKİLER

SÖĞÜT (Salix )

İngiliz bakan Edward Stone 18. yüzyılda pahalı bir ithal malı olan ve sıtma ve diğer ateşli hastalıkların tedavisinde kullanılan kına kına ağacı kabuğuna ucuz bir alternatif aramaya başladığında, söğüt kabuklarının da tıpkı kına kına gibi acı bir tada sahip olduğunu fark etti ve bunu denemeye karar verdi. Söğüt güçlü bir ateş düşürücü ve ağrı kesici olduğunu kanıtladı.
Bir ya da iki çay kaşığı kurutulmuş söğüt kabuğunu 250ml kaynar suya karıştırıp 20 dakika kadar demlenmeye bırakın.

MİDE VE BAĞIRSAK GAZLARI
Mide ve bağırsak gazlarının büyük bir bölümü bağırsaklarda sindirilmemiş karbonhidratlar tarafından üretilir.Besinlerle aldığımız bazı nişastalar midede parçalanmayıp, ince bağırsaklara bütün olarak ulaşırlar.İnce bağırsaklar, rafinoz ve stazyoz adlı iki özel nişastayı sindirebilmek için gerekli olan enzimleri üretmezler.Bunun sonucu olarak bu nişastalar, bağırsaklarda bulunan bakteriler tarafından mayalanıncaya kadar öylece dururlar.Bu mayalanma sürecinde de gaz oluşur.

MİDE VE BAĞIRSAK GAZLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

NANE (MENTHA PİPERİTA )

Sindirim sistemini rahatlatan ve gaz üretimini en aza indirgeyen her türlü bitki gaz giderici olarak adlandırılır.Bu kategoride birçok bitki yer alır;ancak bunlardan en önemlisi nanedir.Nişastalı yiyeceklerden özellikle de baklagillerden oluşan öğünlerden sonra  nane  tüketmelisiniz.

MANTAR ENFEKSİYONLARI
Sporcu ayağı, vajinal mantar enfeksiyonları, kaşık mantarı, tırnak mantarı gibi çok çeşitli mantar türleri vardır.Bütün mantar türlerinde kullanılan güçlü bir antiseptik bir ilaç bulmak pekte mümkün değildir.Ancak antiseptik özelliği olan bitkiler bütün mantar türlerinde kullanılabilir.

MANTAR ENFEKSİYONLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

SARIMSAK (ALLİUM SATİVUM )
Hindistan’daki Banaras Hindu Üniversitesinde,  sarımsağın içeriğindeki bileşikler üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları, bu kimyasallardan alojen adı verilen bileşiğin, küf mantarlarına karşı hemen hemen bazı farmasotik ilaçlar kadar etkili olduğunu ortaya çıkarmışlardır.Srımsak özütü haricen uygulandığında çok daha etkilidir.Bütün bir sarımsağı blenderde sıvı hale gelinceye kadar öğütüp, bir parça pamukla günde üç kez enfeksiyonlu bölgeye uygulamanız yeterli olacaktır.

SAFRA KESESİ VE BÖBREK TAŞLARI
Böbrek taşları;kalsiyum oksalat,magnezyum amonyum fosfat, ürik asit ya da sistin gibi bazı maddelerin, idrar içerisinde yoğunlaşarak çökelmesi sonucu ortaya çıkan sert kütlelerdir.Böbrek taşının en bilinen semptomu,taş böbrekten idrar yolu boyunca ilerlerken, karnın sağ ya da sol alt kısmında ya da pelvik boşlukta oluşan dayanılmaz ağrılardır.Diğer semptomlar ise idrardan kan gelmesi ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissetmektir.

BÖBREK TAŞLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

NANE (MENTHA PİPERİTA )

Nane familyasına ait bitkiler geleneksel olarak safra kesesi taşlarının tedavisinde kullanılmaktadır.Yapılan araştırmalarda da nane çayının taş düşürmede çok etkili olduğu görülmüştür.

MAYDANOZ (Petroselinum crispum )
Maydanoz  böbrek taşı oluşumuna engel olan güçlü bir idrar sökücüdür.Bir çay kaşığı kuru maydanozu 250ml suya koyup 10-15 dakika kadar kaynattıktan sonra günde üç kez içmenizi öneriyoruz.

GENİTAL UÇUKLAR VE AĞIZ UÇUKLARI
Herpes simplex iki şekilde görülür: Uçuklar ve genital uçuklar.Virüs zona olarak bilinen ağrılı cilt lezyonlarına yol açan virüsün bir benzeridir.Uçuklar ağız çevresinde, genellikle de dudaklarda gelişir.Kadınlarda görülen genital uçuklar da, vajina çevresi ve rahim boynunda ortaya çıkar.Erkeklerde ise penis çevresinde ortaya çıkar.Aynı zamanda her iki cinste anüste de görülür.Herpes son derece bulaşıcıdır ve ister ağızda ister genital bölgede olsun,hemen hemen aynı tabloda seyreder.Virüsle teması takiben, ilk semptomlar genellikle dört ile yedi gün içinde ortaya çıkar.Bu semptomlar sızlanma, yanma ya da inatçı kaşıntılar olarak seyreder ve bunları bir ya da iki gün sonra kızarık cildin üzeirnde oluşan sivilce benzeri yumurtalar takip eder.Sivilceler, patlayıp kan ve sarımsı renkte bir cerahat sızdıran, ağrılı kabarcıklara dönüşür.İlk sızlamanın hissedilmesinden beş ya da yedi gün sonra kabuk bağlayıp iyileşmeye başlarlar.

EKİNEZYA (Echinacea )

Ekinezya üzerine yapılan çok sayıda araştırma, bu bitkinin bağışıklık sistemini güçlendirici ve antiviral özellikleri olduğunu ortaya koymuştur.İki ya da üç çay kaşığı ekinezya tentürünün günde üç kez çayınıza ya da meyve suyunuza karıştırarak içebilirsiniz.

ACI KIRMIZIBİBER (Capsicum )

Acı kırmızıbibere acı tadını veren madde kapsaikindir.Labaratuvar hayvanları üzerinde yapılan araştırmalar,kapsaikinin herpesin gözlerde yayılmasını önlediğini ve lokal olarak kullanılan preperatların zonaları tedavi ettiğini göstermiştir.Her türlü herpes lezyonunun üzerine bir parça Arnavut biberi serpebilirsiniz.

DİŞETİ İLTİHAPLARI

Dişeti iltihabı dişetlerinin kızarıp, şişerek normal şeklinin bozulması ve cerahat ve kan boşalmasıdır.Eğer daha da ilerlerse piyore denilen ve dişleri tutan dişeti dokularında dejenerasyona neden olan bir hastalığa dönüşür.Bu nedenle ağız sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

DİŞETİ İLTİHAPLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

PAPATYA (Matricaria recutita )
Uzmanlar, papatyanın dişeti iltihaplarının tedavisi için gargaralar ve ağız yıkama sıvıları kadar etkili olduğunu onaylamışlardır.Papatyanın içeriğinde bazı anti inflamatuar ve antiseptik bileşikler bulunur.
Papatyayı yalnızca dişeti hastalıklarının tedavisinde değil, bu hastalıklardan korunmak için de kullanabilirsiniz.250 ml kaynar suya 2-3 çay kaşığı papatya atın ve on dakika bekledikten sonra süzerek yemeklerden sonra için ya da ağzınızı çalkalamak için kullanın.

GUT HASTALIĞI

Gut bir artrit türüdür;çünkü o da artrit gibi eklemlerde özellikle başparmak ekleminde ağrılara neden olur.Buna kandaki ürik asit seviyesinin yükselmesi neden olur.Ürik asit miktarı belli seviyeleri geçtiği zaman, bundan etkilenen eklem ya da eklemlerde dayanılmaz ağrılara neden olan ürik asit kristalleri oluşup, ciddi hasarlara neden olabilirler.Gut erkeklerde kadınlardan daha yüksek oranda görülür.

GUT HASTALIĞINA BİTKİSEL ÇÖZÜM
ISIRGAN OTU (Urtica dioica )
Bilimsel bir araştırma, ısırgan otunun ördeklerde ürik asit atılımını artırdığını göstermiştir.Üzerinde deney yapılan ördeklerin kanlarındaki ürik asit seviyesinin, ısırgan otu özütü verildikten sonra düştüğü gözlemlenmiştir.

 HİPERTİROİT
Hipertiroit vakalarında, vücutta dolaşan tiroit hormonunun kan seviyeleri normalin üstünde değerlere ulaşır.Bu hormon, gırtlaktaki Adem elmasının arka kısmında ve biraz daha aşağıda bulunan tiroit bezi tarafından salgılanır.Tioit bezinin büyümesi, gözlerde şişlik,çarpıntı, aşırı terleme, bitkinlik, aşırı kilo kaybına neden olan metabolizma hızlanması ile huzursuzluk, sinirlilik ve adale spazmları gibi nörolojik bulgulardır.

HİPERTİROİTE BİTKİSEL ÇÖZÜM

OĞULOTU (Melisa officinalis )
Melisa olarak da bilinen oğulotu, Avrupa’da hipertiroit  hastalığının tedavisinde kurt ayağı ile bir arada yaygın olarak kullanılır.Araştırmalar,oğulotunun tek bir kez enjekte edildikten sonra dahi, kandaki ve hipofiz bezlerindeki tiroit-uyarıcı hormon üretimi miktarını azalttığını göstermiştir.

HEMOROİT

Hemoroitler anüsteki varisli damarlardır.Anal damarlar kanı ortamdan uzaklaştırır.Bu damarlar dışkılama esnasında genişler ve sonra da normal boyutlarına dönerler.Bununla birlikte, dışkılama esnasında kabızlık nedeniyle defalarca tekrarlanan zorlanmalar sonucu, bu damarların normal işlevlerini görmeleri engellenir.Damarlar kalıcı bir şekilde genişleyip, ağrıya ve kaşıntıya neden olur.Hemoroitle baş etmenin en iyi yolu oluşmasına izin vermemektir ve bunu sağlamanın en iyi yolu da kabızlığa meydan vermemektir.

Psyllium ( plantago ovata-karnıyarık otu )

Bir araştırmada psyllium preperatı verilen hemoroit hastalarının %84’ünde ağrının hafiflemesi,kaşıntıların azalması, kanamaların  kesilmesi ve defekasyon sırasında duyulan rahatsızlıklarda ilerleme götülmüştür.Psyllium bağırsaktaki suyu emer ve gözle görülür oranlarda şişer.Bunun sonucu olarak da bağırsakta biriken dışkı miktarını artırır ve adelenin kasılmasını tetikleyerek “sıkıştım” dediğimiz durumu yaratır.Eğer psyllium kullanıyorsanız, bolca sıvı almayı ihmal etmeyin.Günde3 en az 2 litre su ya da meyve suyu için.

BAŞAĞRISI
Herkes zaman zaman baş ağrısından şikayet eder fakat tahminlere göre dünya nüfusunun yaklaşık %15’i haftada en az bir kere başağrısı çekmektedir.Baş ağrılarının %90’ı tansiyona bağlı başağrılarıdır.Bu ağrı ense kökünden ya da başın arka tarafından başlayıp yayılan sıkıcı, durağan bir ağrıdır.
Diğer %10’luk bölümde kalanlar ise, bunlara migren ağrıları da dahildir,kafadaki damarların genişleyip büzülerek acı sinirlerini uyarması sonucu ortaya çıkan ağrılardır.Migren ağrısı şiddetli ve zonklayan bir ağrıdır, genellikle başın bir tarafında ortaya çıkar.Migrene çoğunlukla mide bulantısı ve kusma eşlik eder.Migren kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir.Daha çok adet öncesi dönemde ya da hamilelik sırasında görülmekte ve kadınların yaklaşık dörtte üçünde, menopoz sonrası ortadan kalkmaktadır.

BAŞAĞRISINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

KRİZANTEM (Tanacetum parthenium)
Harvard Medical Scholl Health Letter’a göre İngiltere de migren ataklarına karşı koymak için krizantem yaprakları çiğnemek moda haline geldi.Bilinen yöntemlerden sonuç alamayan kişiler krizantem yaprakları tüketiyorlar.Krizantem yapraklarını taze olarak tüketebileceğiniz gibi kurutulmuş yapraklarından da çay yapabilirsiniz.
UYARI: Hamile bayanlar kesinlikle krizantem kullanmasınlar.Uzak bir ihtimal de olsa düşük yapma riski doğabilir.

SÖĞÜT (Salix )

Herbalistler söğütü bitkisel aspirin olarak adlandırırlar.Aspirin ile aynı etkiye sahiptir.Ancak aspirine alerjisi olan kişiler söğüt kullanmamalıdır.Aynı alerjik etkiler görülebilir.

KALP HASTALIĞI

Kalp hastalığı ya da daha doğru adıyla korner atardamar hastalığı, kalbi besleyen atardamarların tıkanmasıdır.Bu hastalık dünyadaki bir numaralı ölüm nedenidir.Her yıl her 500 kişiden 1 tanesi bu hastalıktan ölmektedir.Bypass ameliyatları sadece geçici bir düzelme sağlamaktadır.Bypass olarak yerleştirilen damarların kendileri de genellikle birkaç yıl içinde tıkanmaktadır.
Koruyucu tedavi yüksek tansiyon tedavisi; kolesterolün kontrol altına alınmasını ve hastaların sigarayı bırakmaları, normal kilolarına gelmeleri, daha çok egzersiz yapmaları ve streslerini daha etkili bir şekilde kontrol altında tutmaları için teşvik edilmelerini sağlayabilecek her şeyin yapılmasını içerir.

KALP HASTALIKLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

ALIÇ (Crataegus )

Yapılan bir araştırma, iki ay boyunca günde 600-900 mg arası alıç verilen kalp hastalarının gözle görülür bir iyileşme sağladığı gözlemlenmiştir.Alıç son derece güçlü bir kalp ilacıdır.Kalp krizinden korunmak için alıç kullanmaya karar verirseniz, standart özüt temin etmek için bir doğal gıda uzmanına başvurmalısınız.

YÜKSEK TANSİYON

Hipertansiyon, genellikle tansiyonun 140/90 değerlerinden daha yüksek olduğu durumlar olarak tanımlanır.İlk sayı (sistolik basınç) kalbin kan pompaladığı sırada, kanın atardamarların duvarlarına yaptığı basıncın gücünü gösterir.İkinci sayı (diyastolik basınç) ise, kalbin ikiatış arasındaki dinlenme sürecindeki basıncını gösterir.Normal değerler 120/80 dir.Tansiyonumuzu bu değerler arasında tutmalıyız.Hastalığın kendisi hiçbir semptoma neden olmazken, kalp krizi ve felce ortam hazırlar.

YÜKSEK TANSİYONA BİTKİSEL ÇÖZÜM

ALIÇ (Crataegus)

Saygın bir dergi olan Lawrence Review of Natural Products’da yayınlanan bir makaleye göre alıç özütü damarları, özellikle de koroner atardamarları genişletmektedir.Alıç yüzyıllardır kalp ilacı olarak kullanılmaktadır.250ml kaynar suya bir çay kaşığı kuru alıç karıştırarak etkili bir çay yapabilirsiniz.

KEDİOTU (Valeriana officinalis)
Yapılan araştırmalarda kediotunun tansiyonu düşürücü etkisi görülmektedir.Ayrıca sakinleştirici özelliğe de sahiptir.Bu da tansiyonun kontrol altında tutulmasında önemli bir faktördür.

YÜKSEK KOLESTEROL

İki çeşit kolesterol vardır.Kalp krizi riskini artıran kötü kolesterol (LDL) ve kötü kolesterolü dengeleyen iyi kolesterol (HDL).Total kolesterolünüzü 190’ın altında tutmalısınız.Hemen hemen her türlü bitkisel lif, kolesterolü düşürme gücüne sahiptir.Bunun anlamı, bol miktarda meyve,sebze ve işlenmemiş tahıl içeren beslenme rejimleri ve en az yağ seviyesine sahip insanlar demektir.

YÜKSEK KOLESTEROLE BİTKİSEL ÇÖZÜM
SARIMSAK (Allium sativum) ve SOĞAN
Yapılan çok sayıda araştırma, her gün bir diş sarımsağın ya da yarım soğanın total kolesterol değerlerini %10 ile 15 oranında aşağılara çektiğini göstermiştir.Bu iki besini birlikte tüketmek oldukça faydalı olacaktır.

HIV (AIDS) ENFEKSİYONLARI
Hiç şüphesiz bitkiler AIDS’i tedavi edemez. HIV virüsü kapmış birisi mutlaka ve mutlaka doktor kontrolü altına girmelidir.Aslında yeni antiviral ilaç kombinasyonları, vücuttaki virüs miktarını azaltıp hastanın yaşamını uzatıyorlar.Bu arada, özellikle de AIDS ile bağlantılı zatürre gibi enfeksiyonları tedavi edip bunlardan korunma da sağlıyorlar.

AIDSE KARŞI BİTKİSEL ÇÖZÜM

MEYAN KÖKÜ( Glycyrrhiza glabra)

Meyan kökü çayı, birçok virüse karşı etkilidir.Bitkinin aktif bileşeni (glycyrrhizin), virüsün sağlıklı hücrelere sirayet ederek genetik özelliklerini değiştirmeleri gibi birçok viral çoğalma sürecini engelleyici özelliğe sahiptir.
HIV pozitif olup da AIDS semptomları görülmeyen kişilerle yaptıkları bir deney sonucunda, Japon bilim adamları glycyrrhizinin HIV’e bağlı semptomların ortaya çıkmasını geciktirdiği sonucuna varmışlardır.

KISIRLIK

Kısırlık genellikle altı ay ile bir yıl boyunca deneyip hamile kalamamak olarak tanımlanır.Çiftlerin %20’si bu sorunu yaşamaktadır.Görünüşe göre sperm sayısının düşmesi sorunun bir parçasını oluşturuyor olabilir, fakat annelik yaşının yüksekliği kesinlikle en büyük etken ve ileri yaşlarda anne olmaya çalışan kadınlarda kısırlık riski yükseliyor.
Kısırlık tedavisi, sürekli olarak kısırlık ilaçları yazmaktan tüp bebek yöntemleri uygulamaya kadar, doktorların da katkısıyla geçen birkaç yıl içinde devasa bir sanayi yaratmıştır.Son derece iyi bir reklam stratejisiyle sunulan bu yöntemlerin masrafı olağanüstü rakamlara ulaşabilmektedir.
Her ne kadar kadınlardaki bazı üreme sorunlarının sorumlusu olarak, erken yaşta çocuk sahibi olmak gösterilebilse de erkekler de kendi sperm sayılarını artırmak için birtakım yöntemler kullanmalıdır.

KISIRLIĞA BİTKİSEL ÇÖZÜM

ERKEK KISIRLIĞI

GİNSENG (Panax ginseng)
Ginseng Asya’da yüzyıllardır erkeklerde cinsel gücü artıran ve yaşam süresini uzatan bir ilaç olarak kullanılmaktadır.Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar,ginsengin seksüel duyguları tetiklediğini gösteriyor, döllemek için bu duyguların tetiklenmesine ihtiyacınız olacaktır.

KADIN KISIRLIĞI

JÜT (Corchorus olitorius) ve Folat içeren diğer bitkiler

Kısırlık tedavisinde yıllardır B 6vitamini türü olan folik asit kullanılmaktadır.Doğada folik asidin doğal hali olan folatı yüksek oranlarda içeren çok sayıda bitki vardır.Yapılan araştırmalara göre folat açısından en zengin bitki yenebilir jüt.Onu sırasıyla ıspanak, hindiba, kuşkonmaz, maydanoz, bamya, kazayağı ve lahana izlemektedir.

KADINLARDA CİNSEL ARZU YİTİMİ
Kadın ya da erkek herkes sekse karşı ilgisini yitirebilir.Bu durum kadınlarda soğukluk olarak adlandırılır.Cinsel terapistler bu eleştirel terim yerine libido ya da kadınlarda cinsel arzuların yitimi terimlerini kullanıyorlar.
Arzuların yitimine hastalık, yaralanmalar, duygusal stres, alkol ve özellikle anti depresanlar olmak üzere reçeteli ilaçların büyük bir kısmı gibi birçok unsur neden olabilir.

 

CİNSEL ARZU YİTİMİNE KARŞI BİTKİSEL ÇÖZÜM

GİNSENG (PANAX)
Ginseng her ne kadar erkekler için bir afrodizyak olarak köklü bir üne sahipse de ginseng kullanarak mükemmel sonuçlar alan kadınlara dair birçok araştırma vardır.

BÖCEK ISIRMALARI
Doktorlar böcek ısırmaları ve sokmaları için genellikle ağrı kesici, buz tedavisi ve adale yumuşatıcı verirler.Adale yumuşatıcıyı doğrudan ısırığın üzerine sürmek, zehiri etkisiz kılar.Tüm bu yöntemler mantıklı yaklaşımlardır.Bunun yanında çok sayıda bitkisel alternatif de mevcuttur.

BÖCEK ISIRMALARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM

AYNISAFA ÇİÇEĞİ (Calendula officinalis )
Isırılan ya da sokulan bölgeyi aynısafa çiçeğinin yapraklarıyla ovarsanız oldukça etkili olduğunu göreceksiniz.Bu birçok araştırmayla ispatlanmıştır.

UYKUSUZLUK

Yaşadığımız dünya öyle bir hale geldi ki, yeterince uyumaya bile fırsat bulamıyoruz.Global olarak, yaklaşık %50’miz düzenli bir şekilde uykusuzluk çekiyoruz ve birçoğumuz uyuyabilmek için doktorların yazdırdığı sakinleştirici ilaçlara bel bağlamış durumda.Uykusuzluk, uykuya dalamamaktan tutun da uyuyamamaya kadar her türlü uyku sorununu kapsayan geniş bir terimdir.

UYKUSUZLUĞA BİTKİSEL ÇÖZÜM
OĞULOTU( MELİSSA OFFİCİNALİS)

Melisa olarak da bilinen bu bitki,hem yatıştırıcı hem de mide rahatlatıcı olarak kullanılabilir.Yatıştırıcı etkisi, yüksek oranda içerdiği ve terpenler olarak bilinen kimyasal maddeler topluluğundan kaynaklanmaktadır.Ardıç, zencefil, fesleğen gibi bazı bitkiler de bu kimyasalların bazılarını bünyelerinde bolca barındırır, fakat hiçbirisinde oğulotundaki gibi zengin bir kombinasyon yoktur.
3-4 çay kaşığı kurutulmuş oğul otunu 250 ml kaynar suya karıştırarak hazırlayacağınız çayı denemenizi öneririm.

MENOPOZ

 

Menopoz adetten kesilmenin diğer adıdır.Birçok kadın bu durumla kırklarının sonları,ellilerin başlarında yüz yüze gelir.Kimi zaman bir anda olup biterken, çoğunlukla da akıntının kesilmesi için birkaç yıl geçmesi gerekir.
Menopoz dönemi ilerledikçe vücutta östrojen üretimi düşmeye başlar ve bu da bir ya da birkaç rahatsızlığı beraberinde getirir.Olası sıkıntılar; anksiyete, göğüslerde hassasiyet, depresyon,cilt kuruluğu, baş ağrısı, ateş basması, uykusuzluk ve vajinal kuruma şeklinde ortaya çıkabilir.
MENOPOZ İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM
ÇİN MELEKOTU(Angelica sinensis)

Çin melekotu kadın toniği olarak çok eski bir üne sahiptir.Buna inananlar, bitkinin kadınlarda ateş basması,vajinal kuruluk ve tahrişleri tedavi ettiğine ve bu sayede menopoz dönemi boyunca büyük fayda sağladığına şahittirler.


Not: Hekim önerilerini ihmal etmeyiniz. Bu sitede yayınlanmakta olan konular bilgi amaçlıdır.